Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünya genelinde kolera vakalarının yayıldığını ve ölüm oranlarının yükseldiğini bildirdi. DSÖ tarafından yayımlanan raporda, şu anda 31 ülkede salgın yaşandığı ve 4 bin 738 kişinin kolera nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. “DAHA YAYILMA RİSKİ ÇOK YÜKSEK”Raporda, “Salgınların ölçeği ve birbirine bağlı yapısı göz önüne alındığında, ülkeler içinde ve arasında daha fazla yayılma riski çok yüksek” ifadeleri kullanıldı.DSÖ, salgınlardaki artışın en önemli nedenlerini çatışmalar, yoksulluk ve altyapı yetersizliği olarak sıraladı. Özellikle kırsal bölgeler ve sel felaketlerinden etkilenen yerlerde riskin daha yüksek olduğunun altı çizildi.NİJERYA’DA DURUM KÖTÜ Nijerya’da kolera alarmı verildi. Ülkenin kuzeybatısındaki Zamfara eyaletinin Bukkuyum bölgesinde kolera salgını nedeniyle en az 8 kişi hayatını kaybetti. Eyaletteki 11 yerleşim yerinde 200’den fazla kişi enfekte oldu. Yerel yetkililer, ülkede var olan sınırlı sağlık hizmetlerine erişim ve güvenlik sorunlarının, krizi daha da kötüleştirdiğini söyledi.ACİL MÜDAHALE ÇAĞRISINijer eyaletine bağlı Gurusu köyü yetkilisi Muhammed Jibci ise “Şu anda 21’den fazla hasta hastaneye yatırılmış durumda, ancak 3 kişi Nasarawa Genel Hastanesi’ne ulaşmadaki gecikmeler nedeniyle hayatını kaybetti” dedi. Milletvekili Süleyman Ebu Bekir Gumi, Zamfara hükümetine ve uluslararası STK’lara acil müdahale çağrısı yaptı. Gumi, “Her gecikme, özellikle kadınlar ve çocuklar arasında daha fazla can kaybına neden olacaktır” diyerek, bölgeye acil müdahale ekiplerinin ve kolera tedavi merkezlerinin gönderilmesini talep etti.KOLERA NEDİR, NASIL BULAŞIR, BELİRTİLERİ NELERDİR? Kolera, Vibrio cholerae adlı bakterinin neden olduğu, özellikle hijyen koşullarının yetersiz olduğu bölgelerde görülen bulaşıcı bir bağırsak enfeksiyonudur. Genellikle kirli su ve yiyeceklerle bulaşır. Hastalık, ani başlayan şiddetli sulu ishal, kusma, hızlı sıvı kaybı, halsizlik ve kas krampları ile kendini gösterir. En büyük tehlikesi kısa sürede gelişen dehidrasyon (sıvı kaybı) ve buna bağlı şok riskidir. Tedavisinde en önemli adım, kaybedilen su ve tuzların hızla yerine konmasıdır; bu amaçla oral rehidrasyon sıvıları ya da gerekirse damar yoluyla serum verilir. Bazı durumlarda antibiyotik tedavisi de uygulanabilir. Erken müdahale ile hastalık genellikle tamamen iyileşir.Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Sağlık
GÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceEKONOMİ
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceEKONOMİ
47 dakika önce