Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Melania Trump’ı içten sevgi ve saygıyla selamlayarak başladığı mektubunda, Beyaz Saray’daki buluşmalarında Melania Trump’ın içten sohbeti ve zarif ev sahipliğinin, üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen zihninde hala tazeliğini koruduğunu belirtti. DHA’daki habere göre baş başa yedikleri yemek ve bahçede yaptıkları yürüyüş esnasında Trump’ın paylaşımlarının, güncel meselelere dair hassasiyet taşıyan bir vicdana sahip olduğunu hissettirdiğini ifade eden Emine Erdoğan, bu vicdani hassasiyetin yansımasını, Melania Trump’ın geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yazdığı mektubunda da gördüğünü bildirdi. “KALPLERE UMUT AŞILAYAN BİR GİRİŞİM” Trump’ın söz konusu mektubunda yazdıklarının insanlığın ortak hissiyatına tercüman olduğunu düşündüğünü ve bu kıymetli duruşu takdirle karşıladığını kaydeden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Sizin de mektubunuzda belirttiğiniz gibi çocukların sevgi dolu ve güvenli bir ortamda büyüme hakkı evrensel ve tartışılmaz bir haktır. Ve bu hak, hiçbir coğrafyanın, ırkın, etnik kimliğin, dini grubun ya da ideolojinin imtiyazı değildir. Dolayısıyla, bu haktan mahrum bırakılan mazlumların yanında yer almak, en başta insanlık ailesine karşı büyük bir sorumluluğu yerine getirmektir. Bu çerçevede, bilhassa bir lider eşi olarak, Ukrayna’daki savaşın yıkıcı etkileri altında yok olan hayatlara, dağılan ailelere ve kimsesiz kalan çocuklara gösterdiğiniz duyarlılık, kalplere umut aşılayan bir girişimdir. ‘Sessiz bir kahkahaya mecbur bırakılan’ Ukraynalı çocukların neşeli gülüşlerinin geri getirilmesi talebiniz çok anlamlıdır. Savaşta hayatını kaybeden 648 Ukraynalı çocuk için gösterdiğiniz bu önemli hassasiyetinizi daha da güçlü bir şekilde, 2 sene içerisinde 18 bini çocuk olan 62 bin masum sivilin zalimce katledildiği Gazze için de göstereceğinize inanıyorum.” “MEÇHUL BEBEK İBARESİ ONULMAZ YARALAR AÇIYOR” Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş bir zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda, “BM Çocuk Fonu, 45 dakikada 1 çocuğun öldürüldüğü Gazze’de, yerin üstünü çocuklar için bir cehenneme yerin altınıysa bir çocuk mezarlığına benzetiyor. Savaşlarda kimliği belirlenemeyen askerler için kullanılan ‘meçhul asker’ kavramını, bir gün çocuklar için de kullanacağımız aklınıza gelir miydi? Bugün ardında kimsesi kalmamış, adı dahi tespit edilemeyen binlerce Gazzeli çocuğun kefenlerine yazılan ‘meçhul bebek’ ibaresi vicdanlarımızda onulmaz yaralar açıyor. Derin bir psikolojik yıkıma sürüklenen, gülmeyi tamamen unutan bu çocuklar, uzatılan mikrofonlara ölmek istediklerini haykırıyor ve masum kalplerinde baş edemeyecekleri bir savaşın yorgunluğunu taşıyor. Gazze’de tarih, öksüz ve yetim kalmış küçücük çocukların yaşadıkları tarifsiz acı ve korkularla saçlarına aklar düştüğünü yazıyor” ifadelerine yer verdi. “GAZZE İÇİN NETANYAHU’YA MEKTUP GÖNDERİN” Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek, “Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır. Dünyanın ortak bir uyanışa geçtiği, Filistin’in tanınmasının küresel bir iradeye dönüştüğü bu günlerde, Gazze adına sizden gelecek bir çağrının, Filistin halkına tarihi bir sorumluluğun da ifası olacağı kanaatindeyim” dedi. “SESİMİZİ VE GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİRMELİYİZ” Filistin’de yaşananların, bir soykırımın da ötesinde, bir grup insanın çıkarı ve rahatı için kalan herkesin ve her şeyin değersizleştirilebildiği keyfi bir uluslararası sistemin dayatılması olarak değerlendiren Emine Erdoğan, dünyanın bazı bölgelerindeki çocukların yaşamını, diğerlerinden daha değersiz gören bu çarpık düzene karşı seslerini ve güçlerini birleştirmeleri çağrısında bulundu. Erdoğan, itibarsızlaştırılan uluslararası hukuk kurallarını ve ortak insani değerleri savunmak, müşterek ilkeleri etrafında kenetlenmek mecburiyetinde olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Ancak o zaman bu vahşet karşısında günbegün umutsuzluğa sürüklenen sonraki nesillerin umutlarını besleyebiliriz. Ancak o zaman kahkahaları susturulan çocuklara yeniden neşe kazandırabilmenin, tüm dünyada sürdürülebilir ve kalıcı bir barışın ihtimalinden söz edebiliriz. Sizin mektubunuzdaki duyguları, bir anne, bir kadın, bir insan olarak derinden paylaşıyor, aynı umudu Gazze’nin barışa ve huzura susamış çocukları için de yeşertmenizi diliyorum. 335 kurşunla öldürülen 6 yaşındaki Hind Recep, dedesinin neşeyle gülen gözlerinin içinden öperek veda ettiği 3 yaşındaki Rim gibi kaybettiğimiz 18 bin 885 Gazzeli bebek ve çocuk için artık çok geç. Ama hayatta kalmayı başarmış 1 milyonu aşan Gazzeli çocuk için hala bir şansımız var. Vakti çoktan geldi.” ÖMER ÇELİK: İNSANLIK SAFINDA BİRLEŞME ÇAĞRISI AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Emine Erdoğan’ın Melania Trump’a yazdığı mektuba ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ABD Başkanı Trump’ın eşi sayın Melania Trump’a gönderdiği mektup, yeryüzünün her yerindeki insanlık cephesi mensuplarının ortak vicdan çağrısıdır. Sayın Hanımefendi’nin mektubunda dile getirdiği hususlar, yeryüzünde zulme uğrayan tüm çocuklara ayrımsız sahip çıkmaya çağırıyor. Bu çağrı, herkesin “insanlık” değerlerinin safında birleşmesi için bir çağrıdır. Netanyahu şebekesinin soykırım siyaseti, sadece ülkeleri, toprakları ve devletleri değil, topyekun insanlığı hedef alıyor. Bugün Gazzeli çocuklar, yeryüzünde zulme uğrayan tüm çocuklarla beraber, insan onuru adına var olan her şeyi temsil ediyor. Gazzeli çocukları ve kadınları hedef alanlar ise insanlık adına var olan her şeye düşman olduklarını ilan ediyorlar. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin çağrısı, yüzyıllardır olduğu gibi insanlığı uyandırmak için annelerin ve kadınların büyük dirayetini bir kere daha gösteriyor.”
GÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önce